SAHUR YEMEĞİ YEMEK SÜNNETTİR
ALLAH(CC) KURAN-I KERİMDE İFTAR VE İMSAK ARASINDA EŞLERİN CİNSİ MÜNASEBETTE BULUNABİLECEĞİNİ VE SAHURDA YİYİP İÇEÇEKLERİNİ BUYURUYOR
AYET: (BAKARA 187) Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmanız sizin için helal kılındı. Onlar, sizin için örtüdür; siz de onlar için örtüsünüz. Allah, nefsinize sahip olmadığınızı bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın, Allah'ın sizin için yazdığı şeyi isteyin. Şafak vaktinin siyah ipliği, beyaz ipliğinden ayırt edilme anına kadar, yiyin için. Sonra da geceye dek siyamı tamamlayın. Eğer mescitlerde itikaftaysanız onlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki takva sahibi olursunuz.
اُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ اَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْۚ فَالْـٰٔنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْۖ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْاَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْاَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِۖ ثُمَّ اَتِمُّوا الصِّيَامَ اِلَى الَّيْلِۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَاَنْتُمْ عَاكِفُونَۙ فِي الْمَسَاجِدِۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَقْرَبُوهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Uhılle lekum leyletes sıyamir refesu ila nisaikum hunne libasun lekum ve entum libasun lehun alimallahu ennekum kuntum tahtanune enfusekum fe tabe aleykum ve afa ankum, fel ane başiruhunne vebtegu ma keteballahu lekum, ve kulu veşrabu hatta yetebeyyene lekumul haytul ebyadu minel haytıl esvedi minel fecri, summe etimmus sıyame ilel leyli, ve la tubaşiruhunne ve entum akifune fil mesacid, tilke hududullahi fe la takrabuha kezalike yubeyyinullahu ayatihi lin nasi leallehum yettekun
اُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ اَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْۚ فَالْـٰٔنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْۖ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْاَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْاَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِۖ ثُمَّ اَتِمُّوا الصِّيَامَ اِلَى الَّيْلِۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَاَنْتُمْ عَاكِفُونَۙ فِي الْمَسَاجِدِۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَقْرَبُوهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Uhılle lekum leyletes sıyamir refesu ila nisaikum hunne libasun lekum ve entum libasun lehun alimallahu ennekum kuntum tahtanune enfusekum fe tabe aleykum ve afa ankum, fel ane başiruhunne vebtegu ma keteballahu lekum, ve kulu veşrabu hatta yetebeyyene lekumul haytul ebyadu minel haytıl esvedi minel fecri, summe etimmus sıyame ilel leyli, ve la tubaşiruhunne ve entum akifune fil mesacid, tilke hududullahi fe la takrabuha kezalike yubeyyinullahu ayatihi lin nasi leallehum yettekun
SAHUR NEDİR?
Sahur
Sözlükte, sabah olmadan önceki vakit, güneş doğmadan önceki zaman dilimi,
gecenin son üçte biri anlamındaki seher kelimesiyle aynı kökten gelen sahur
(sehur,sühur) dini ıstılahta oruç tutmaya hazırlık olmak üzere fecri sadığın
doğmasından önce yenilen yemeği ifade eder. Bazı hadislerde bu meyanda “ekletü’ssehar / ekletü’s-sühur” tabiri de kullanılagelmiştir.11
Ayrıca Hz. Peygamber’in (s.a.v) HADİS: “Sahura kalkın, zira sahurda bereket vardır”
ve “Sahurun Müslüman orucunu Ehl-i kitabın orucundan ayıran” bir özellik
olduğunu ifade eden hadisleri sahurun önemini ifade etmektedir.
SAHURUN ÖNEMİ FAZİLETİ VE ADABI
Sahurun Önemi, Fazîleti ve Âdabı
‘Seher’ kelimesi istisnasız hepimiz için pek çok şey ifade eder. Kimimiz için şiirlerde geçen ve özlenen bir vakit, kimimiz için çalışma vakti, kimimiz içinse ‘ders’ saatidir. Sahur vakti Ramazân-ı Şerîfte bambaşka bir mânâ kazanır; nimet için şükür, sünnete ittibâ ve oruç için kuvvet vesilesi olarak.
Lügatte seher kelimesiyle aynı kökten gelen ve ‘sabah olmadan önceki vakit, gecenin son üçte biri’ şeklinde anlamlarla kayıtlı bulunan ve aslı ‘sahûr’ olan kelime fıkıhta, gecenin sonunda kalkarak Allah Te‘âlâ’nın bahşettiği rahmetten istifâde, Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in sünnetine ittibâ ve oruç için güç kazanma niyetiyle yemek yeme anlamına gelmektedir.
Sahurun Önemi, Fazîleti ve Âdabı
‘Seher’ kelimesi istisnasız hepimiz için pek çok şey ifade eder. Kimimiz için şiirlerde geçen ve özlenen bir vakit, kimimiz için çalışma vakti, kimimiz içinse ‘ders’ saatidir. Sahur vakti Ramazân-ı Şerîfte bambaşka bir mânâ kazanır; nimet için şükür, sünnete ittibâ ve oruç için kuvvet vesilesi olarak.
Lügatte seher kelimesiyle aynı kökten gelen ve ‘sabah olmadan önceki vakit, gecenin son üçte biri’ şeklinde anlamlarla kayıtlı bulunan ve aslı ‘sahûr’ olan kelime fıkıhta, gecenin sonunda kalkarak Allah Te‘âlâ’nın bahşettiği rahmetten istifâde, Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in sünnetine ittibâ ve oruç için güç kazanma niyetiyle yemek yeme anlamına gelmektedir.
SAHUR RAHMETTİR
Oruç ibâdeti, bilindiği üzere önceki ümmetlere de farz kılınmış bir ibâdettir. Bununla beraber onların orucuyla ümmet-i muhammedin orucu arasında birtakım farklar olduğu belirtilmektedir. Amr İbnü’l-As (Radıyallâhu Anh) anlatıyor:
HADİS: “Rasûlullâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: “Bizim orucumuzla ehl-i Kitâb’ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir.”([Müslim, Sıyâm, 46; Tirmizî, Savm, 17)
Kaynaklarda nakledildiğine göre oruç ibâdeti, farz kılındığı ilk yıllarda ümmet-i muhammed için de geceden itibaren başlamaktaydı fakat oruç başlangıcı daha sonra tan yerinin ağarmasına kadar ertelenerek bizlere kolay kılındı.
Orucun ümmet-i muhammed için kolaylaştırıldığını îlân ve iftar vaktiyle sahur vaktini beyân sadedinde Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmaktadır:
HADİS: İbnü Abbâs (Radıyallâhu Anhümâ)dan rivayete göre; İslâm’ın başlangıcında Müslümanlar oruç tutacakları zaman ancak yatsı namazını kılıncaya veya uyuyuncaya kadar yiyip içebilir ve eşleriyle cinsî münasebette bulunabilirlerdi. Orucunu açmadan yatsıyı kılan veya uyuyakalan kişiye ise, bir dahaki geceye kadar yemek içmek ve hanımına yanaşmak haramdı. Sahabe-i kirâm (Rıdvânullâhi Te‘âlâ Aleyhim Ecma‘în)den bazıları yatsıyı kıldıktan sonra eşlerinin yanına gittiklerinde, onların sürdükleri güzel kokulardan etkilenerek dayanamayıp cima ettiler. Sonra pişman olarak Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e geldiklerinde bu âyet-i kerîme inerek, tevbelerinin kabul edildiğini ve o günden sonra gece boyu ailelerinden istifâdenin kendilerine helâl edildiğini beyan etti.Rûhu’l-Furkan Tefsîri: 2/326Orucun ümmet-i muhammed için kolaylaştırıldığını îlân ve iftar vaktiyle sahur vaktini beyân sadedinde Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmaktadır:
SAHUR BİR ŞÜKÜR VESİLESİ VE ORUÇ İÇİN KOLAYLIKTIR
Sahur Bir Şükür Vesilesi ve Oruç İçin Kolaylıktır
Orucun, ehl-i kitâb’ın mükellef tutulduğu ve ümmet-i muhammed için farz kılındığı ilk dönemdeki hükümlerine göre kolaylaştırılmış olması, bir şükür vesilesidir. Sahura kalkmak, oruç tutmak için güç kazanmak olduğu gibi, bu yönüyle bir şükrün de edâsı niteliğindedir.
İbnü Abbas (Radıyallâhu Anhumâ) Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in şöyle buyurduğunu haber vermiştir:
Sahur Bir Şükür Vesilesi ve Oruç İçin Kolaylıktır
Orucun, ehl-i kitâb’ın mükellef tutulduğu ve ümmet-i muhammed için farz kılındığı ilk dönemdeki hükümlerine göre kolaylaştırılmış olması, bir şükür vesilesidir. Sahura kalkmak, oruç tutmak için güç kazanmak olduğu gibi, bu yönüyle bir şükrün de edâsı niteliğindedir.
İbnü Abbas (Radıyallâhu Anhumâ) Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in şöyle buyurduğunu haber vermiştir:
HADİS: “Gündüz orucuna sahur yemeği ile yardımcı olun, kaylüle (öğle uykusu) ile de gece namazına yardımcı olun!”Ali el-Müttakî, Kenzü’l-Ummâl, No:21484, 7/803
Sahurun Fazîletleri
SAHURDA ÇOK YEMEK
Sünnette asıl olan az yemek ise de, sahurda sağlığa ciddî şekilde zarar vermeyecek bir raddeye kadar yiyenin kınanmayacağı bazı hadîs-i şerîflerde ifade ediliyor. Gerek bu durum, gerekse de ‘velev ki sizin biriniz bir yudum içsin’ vurgusu, sahurun ehemmiyetini gösteren açık beyânlardır.
İbnü Abbâs (Radıyallâhu Anhumâ)nın rivâyet etmiş olduğu bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
Sünnette asıl olan az yemek ise de, sahurda sağlığa ciddî şekilde zarar vermeyecek bir raddeye kadar yiyenin kınanmayacağı bazı hadîs-i şerîflerde ifade ediliyor. Gerek bu durum, gerekse de ‘velev ki sizin biriniz bir yudum içsin’ vurgusu, sahurun ehemmiyetini gösteren açık beyânlardır.
İbnü Abbâs (Radıyallâhu Anhumâ)nın rivâyet etmiş olduğu bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
HADİS: “(Kazançları ve yedikleri) helâl olması durumunda üç kişiye yediklerinden dolayı bir hesap yoktur. (Bunlar da: ) Oruçlu, sahur yapan ve Allah Te‘âlâ’nın yolunda nöbet tutan!”Taberânî, el-Mu‘cemu’l-Kebîr, no: 12012
Aynı konuyla ilgili Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte ise Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
Aynı konuyla ilgili Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte ise Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
HADİS: “Üç kişi, nimetten sorguya çekilmezler. Yedirip içiren, iftar eden ve sahur yapan, bir de misafir ağırlayan. Üç kişi de kötü huylarından dolayı kınanmazlar. Hasta, iftar edinceye kadar oruçlu bir de adaletli yönetici.”
( Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs, no:2501, 2/94; Ali el-Müttakî, Kenzü’l-Ummâl, no:23637, 8/456)
( Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs, no:2501, 2/94; Ali el-Müttakî, Kenzü’l-Ummâl, no:23637, 8/456)
SAHURDA HURMA YEMEK
Sahurda Hurma Yemek
Hurmanın faydaları hakkında pek çok hadîs-i şerîf vârid olmuştur. Ciddî derecede enerji veren ve tok tutan bu gıdanın oruç açılırken tüketilmesinin yanı sıra sahurda da tüketilmesi hakkında Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
HADİS. “Hurma, mü’minin ne güzel sahur yiyeceğidir.” Ebû Dâvûd, Sıyâm, 16, No:2345
Sahurun Yapmanın Vakti ve Hükmü
SAHUR YAPMANIN VAKTİ VE HÜKMÜ
Sahur yapmanın oruç için güç sağlayan bir yönü olduğu gibi, bundan asıl maksadın Allah Te‘âlâ’nın rahmetini gözetmek ve Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in sünnetine ittibâ olduğunu daha evvel beyân etmiştik.
HADİS: Bu düşüncelerle sahura kalkmak sünnet ve bu vakitte yemek yemek müstehâb kabul edilmiştir. Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihâli
HADİS: Sahur için sünnette tavsiye edilen vakit, gecenin sonudur; fakat fecrin doğup doğmadığı (imsâk vaktinin girip girmediği) konusunda şüphe edilecek bir vakte kadar tehir edilmesi de kerih görülmüştür.
İFTARDA ACELE EDİNİZ SAHURU GECİKTİRİNİZ
İftarda acele etmenin, sahuru ise geciktirmenin vurgulandığı:
İFTARDA ACELE EDİNİZ SAHURU GECİKTİRİNİZ
İftarda acele etmenin, sahuru ise geciktirmenin vurgulandığı:
HADİS: “Nübüvvet (peygamberlik) amellerinden biri de iftarın ta‘cili (öne alınması), sahurun da tehir edilmesidir.” meâlindeki hadîs-i şerîfler, Allah Te‘âlâ’nın rahmeti ve Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in şefkatinin göstergelerindendir.
Dolayısıyla hadîs-i şerîflerde üzerinde bu derece titizlikle durulmuş olan sahur yemeği konusuna önem vermeli ve ümmet-i muhammedin ayırt edici vasıflarından biri olan bu nebevî sünneti sürdürme konusunda Ashâb-ı Kirâm (Rıdvânullâhi Te‘âlâ Aleyhim Ecma‘în)in hassasiyetini gözetmeliyiz.
Dolayısıyla hadîs-i şerîflerde üzerinde bu derece titizlikle durulmuş olan sahur yemeği konusuna önem vermeli ve ümmet-i muhammedin ayırt edici vasıflarından biri olan bu nebevî sünneti sürdürme konusunda Ashâb-ı Kirâm (Rıdvânullâhi Te‘âlâ Aleyhim Ecma‘în)in hassasiyetini gözetmeliyiz.
SAHUR YAPMANIN FAYDALARI
1- Sahur yapmak gündüz tutulacak oruç için size kuvvet kaynağı olur.
2- Oruç tutmak isteyene gece yeme ve içmeyi mubah kılar. Çünkü İslâm’ın ilk dönemlerinde oruçlu uyuduğu zaman yiyip içmek o kişiye haram oluyordu. Daha sonra bu, ikinci fecrin doğuşuna kadar mubah kılındı.
3- Allah’a daha fazla ibadet etmeye vesile olur. Çünkü sahura kalkan kişi, abdest alıp namaz kılacaktır.
4- Ayrıca, sahur vakti, ibadete teşvik edilen vakittir. O vakitte sema kapıları açılır, rahmet iner ve dualar kabul edilir.
5- Oruca geceden niyet etme imkanı verir. Böylece niyet konusundaki ihtilaflar ortadan kalkmış olur.
6- Ehl-i Kitâb’a muhalefet edilmiş olur. Müslümanın orucu ile Ehl-i Kitabın orucu arasındaki fark sahur yemeğidir.
7- Sahur, necat vaktidir; kurtuluş vesilesidir.
8- Sahurda yani erken kalkmakta bereket vardır.
9- Sahur vakti uyanık olmak kişinin ömrüne bereket vesilesidir.
1- Sahur yapmak gündüz tutulacak oruç için size kuvvet kaynağı olur.
2- Oruç tutmak isteyene gece yeme ve içmeyi mubah kılar. Çünkü İslâm’ın ilk dönemlerinde oruçlu uyuduğu zaman yiyip içmek o kişiye haram oluyordu. Daha sonra bu, ikinci fecrin doğuşuna kadar mubah kılındı.
3- Allah’a daha fazla ibadet etmeye vesile olur. Çünkü sahura kalkan kişi, abdest alıp namaz kılacaktır.
4- Ayrıca, sahur vakti, ibadete teşvik edilen vakittir. O vakitte sema kapıları açılır, rahmet iner ve dualar kabul edilir.
5- Oruca geceden niyet etme imkanı verir. Böylece niyet konusundaki ihtilaflar ortadan kalkmış olur.
6- Ehl-i Kitâb’a muhalefet edilmiş olur. Müslümanın orucu ile Ehl-i Kitabın orucu arasındaki fark sahur yemeğidir.
7- Sahur, necat vaktidir; kurtuluş vesilesidir.
8- Sahurda yani erken kalkmakta bereket vardır.
9- Sahur vakti uyanık olmak kişinin ömrüne bereket vesilesidir.
SAHUR YEMEĞİNE KALKMAK SÜNNETTİR
SAHURLA İLGİLİ HADİSLER
Sahur yapmanın ecri
Enes’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:
HADİS: "Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır." (Buhârî, Savm 20; Müslim, Sıyâm 45)Sahur ile sabah namazı arası
Zeyd İbni Sâbit (r.a.) dedi ki: Biz Resûlullah ile birlikte sahur yemeği yedik sonra da sabah namazını kıldık.
HADİS:Sahur yemeği ile sabah namazı arasında ne kadar zaman geçti? diye soruldu. "Elli âyet okuyacak kadar" cevabını verdi. (Buhârî, Savm 19; Müslim, Sıyâm 47)
Enes’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:
HADİS: "Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır." (Buhârî, Savm 20; Müslim, Sıyâm 45)Sahur ile sabah namazı arası
Zeyd İbni Sâbit (r.a.) dedi ki: Biz Resûlullah ile birlikte sahur yemeği yedik sonra da sabah namazını kıldık.
HADİS:Sahur yemeği ile sabah namazı arasında ne kadar zaman geçti? diye soruldu. "Elli âyet okuyacak kadar" cevabını verdi. (Buhârî, Savm 19; Müslim, Sıyâm 47)
Sahurda ibadet
İbni Ömer (r.a.) dedi ki, Resûlullah’ın iki müezzini vardı: Bilâl ve İbni Ümmü Mektûm. Resûlullah şöyle buyurdu:
HADİS: "Bilâl geceleyin erkence ezan okur. Siz İbni Ümmü Mektûm ezan okuyuncaya kadar yiyip içiniz."
HADİS: İbni Ömer, "Bu ikisinin arasındaki zaman, biri inip diğeri çıkıncaya kadar geçen vakitten ibaretti" demiştir. (Buhârî, Ezân 11, 13, Şehâdât 11, Savm 17)
HADİS: “Sahura kalkın, zira sahurda bereket vardır.” gibi sözleriyle sahur yemeğini teşvik eden Hz. Peygamber (asm)’in (Buhârî, “Savm”, 20; Nesâî, “Sıyâm”, 18-19, 24; Tirmizî, “Savm”, 17) uygulamalarıyla da sahura önem verdiği görülür. Bazı hadislerde sahurun tamamen terkedilmeyip bir yudum su ile bile olsa yerine getirilmesi tavsiye edilmiş, sahura kalkanların Allah’ın rahmetine ve meleklerin duasına mazhar olacağı belirtilmiş (Müsned, III, 12), sahur yemeği “mübarek gıda” olarak nitelenmiştir (Ebû Dâvûd, “Savm”, 17; Nesâî, “Sıyâm”, 25-26).HADİS: "Bilâl geceleyin erkence ezan okur. Siz İbni Ümmü Mektûm ezan okuyuncaya kadar yiyip içiniz."
HADİS: İbni Ömer, "Bu ikisinin arasındaki zaman, biri inip diğeri çıkıncaya kadar geçen vakitten ibaretti" demiştir. (Buhârî, Ezân 11, 13, Şehâdât 11, Savm 17)
Bütün bu delilleri dikkate alan fakihler sahura kalkmanın hükmünün sünnet olduğu sonucuna varmışlardır.
HADİS: Bazı hadislerde ifade edildiği gibi (İbn Mâce, “Sıyâm”, 22) sahurun tutulacak oruca güç yetirebilmek için vücuda besin sağlama amacı taşıdığı açık olmakla birlikte sahura kalkan müminin asıl hedefi Hz. Peygamber (asm)’in sünnetini yerine getirerek bu vaktin feyiz ve bereketinden yararlanmaya ve neticede Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışmak olmalıdır.
HADİS. Sahurun, Müslümanların orucunu Ehl-i kitabın orucundan ayıran bir özellik olduğunu ifade eden hadis (Müslim, “Sıyâm”, 46; Ebû Dâvûd, “Śavm”, 16; Nesâî, “Sıyâm”, 27; Tirmizî, “Śavm”, 17) açıklanırken bu durumun müslümanlara önceki ümmetlere göre sağlanan bir kolaylık olduğu, dolayısıyla Ehl-i kitap’tan farklı davranarak sahura kalkmanın bu nimetin şükrü anlamına geleceği belirtilir.
Şah Veliyyullah’ın sahurda bereket olduğuna dair hadisten hareketle sahur yemeğiyle bir yandan vücuda oruca dayanmasına yardımcı olacak enerji sağlanır, diğer yandan insanların daha dindar olma çabasıyla dini zorlaştırmaya ve dinin getirdiği yükümlülüklerde değişiklik yapmaya yeltenmeleri önlenmiş olur.
HADİS. Nitekim Hz. Peygamber bizim orucumuzla Ehl-i kitabın orucu arasındaki temel farkın sahur yemeği olduğunu belirtmiştir. Bu ifadede Ehl-i kitabın dinlerinde tahrifat yaptığına işaret vardır. Onların bu tutumuna aykırı davranmak dinin aslî haliyle korunmasına katkı anlamı taşır (Ĥüccetullāhi’l-bâliġa, II, 52).
HADİS. Sahur yemeği, oruç tutacak kişilerin imsak vaktinden önce gece yedikleri yemektir. Hz. Peygamber (s.a.s.) sahura kalkmış ve bunu ümmetine de tavsiye etmiştir (Buhârî, Savm, 19-20 [1921, 1923]; Müslim, Sıyâm, 45-47 [1095-1097]).
HADİS: Resûl-i Ekrem (s.a.s.), sahur yemeğinde “bereket” (Buhârî, Savm, 20 [1923]; Müslim, Sıyâm, 45 [1095]) olduğunu ifade etmiş ve
HADİS. sahur yemeğinin, Müslümanların orucu ile Ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli farklardan biri olduğunu belirtmiştir (Müslim, Sıyâm, 46 [1096]).
SAHUR YEMEĞİNE KALKMAK VE SAHURU GECİKTİRMEK SÜNNETTİR
Onun sahurla ilgili söz ve uygulamalarından hareketle fakihler, sahura kalkmanın ve sahuru geciktirmenin sünnet olduğunu söylemişlerdir (Kâsânî, Bedâî’, 2/105).
Âlimler, sahurun oruca dayanma gücü verdiğini, maddî-manevî bereketlere vesile olacağını bildirmişlerdir. Çünkü kişi sahura kalkmakla seher vaktini uyanık geçirmiş ve bu vakitte hem dua hem de istiğfar etmek suretiyle cennet ehlinin özelliklerine sahip olmuştur (ez-Zâriyât, 51/18). Bu şekilde manevî lezzetlerle başlanan oruç daha canlı, daha şevkli tutulur. Bu tür maddî-manevî bereketleri olan sahur, ihmal edilmemelidir.
Din İşleri Yüksek Kurulu
HADİS: “Sahura kalkın, zira sahurda bereket vardır.” gibi sözleriyle sahur yemeğini teşvik eden Hz. Peygamber (asm)’in (Buhârî, “Savm”, 20; Nesâî, “Sıyâm”, 18-19, 24; Tirmizî, “Savm”, 17) uygulamalarıyla da sahura önem verdiği görülür.
HADİS: Bazı hadislerde sahurun tamamen terkedilmeyip bir yudum su ile bile olsa yerine getirilmesi tavsiye edilmiş, sahura kalkanların Allah’ın rahmetine ve meleklerin duasına mazhar olacağı belirtilmiş (Müsned, III, 12),
HADİS: sahur yemeği “mübarek gıda” olarak nitelenmiştir (Ebû Dâvûd, “Savm”, 17; Nesâî, “Sıyâm”, 25-26). Bütün bu delilleri dikkate alan fakihler sahura kalkmanın hükmünün sünnet olduğu sonucuna varmışlardır.
Bazı hadislerde ifade edildiği gibi (İbn Mâce, “Sıyâm”, 22) sahurun tutulacak oruca güç yetirebilmek için vücuda besin sağlama amacı taşıdığı açık olmakla birlikte sahura kalkan müminin asıl hedefi Hz. Peygamber (asm)’in sünnetini yerine getirerek bu vaktin feyiz ve bereketinden yararlanmaya ve neticede Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışmak olmalıdır.
HADİS: Sahurun, Müslümanların orucunu Ehl-i kitabın orucundan ayıran bir özellik olduğunu ifade eden hadis (Müslim, “Sıyâm”, 46; Ebû Dâvûd, “Śavm”, 16; Nesâî, “Sıyâm”, 27; Tirmizî, “Śavm”, 17) açıklanırken bu durumun müslümanlara önceki ümmetlere göre sağlanan bir kolaylık olduğu, dolayısıyla Ehl-i kitap’tan farklı davranarak sahura kalkmanın bu nimetin şükrü anlamına geleceği belirtilir.
HADİS: Şah Veliyyullah’ın sahurda bereket olduğuna dair hadisten hareketle sahur yemeğiyle bir yandan vücuda oruca dayanmasına yardımcı olacak enerji sağlanır, diğer yandan insanların daha dindar olma çabasıyla dini zorlaştırmaya ve dinin getirdiği yükümlülüklerde değişiklik yapmaya yeltenmeleri önlenmiş olur. Nitekim Hz. Peygamber bizim orucumuzla Ehl-i kitabın orucu arasındaki temel farkın sahur yemeği olduğunu belirtmiştir. Bu ifadede Ehl-i kitabın dinlerinde tahrifat yaptığına işaret vardır. Onların bu tutumuna aykırı davranmak dinin aslî haliyle korunmasına katkı anlamı taşır (Ĥüccetullāhi’l-bâliġa, II, 52).
Sahur yemeği, oruç tutacak kişilerin imsak vaktinden önce gece yedikleri yemektir.
HADİS: Hz. Peygamber (s.a.s.) sahura kalkmış ve bunu ümmetine de tavsiye etmiştir (Buhârî, Savm, 19-20 [1921, 1923]; Müslim, Sıyâm, 45-47 [1095-1097]).
HADİS: Resûl-i Ekrem (s.a.s.), sahur yemeğinde “bereket” (Buhârî, Savm, 20 [1923]; Müslim, Sıyâm, 45 [1095]) olduğunu ifade etmiş ve
HADİS: Resûl-i Ekrem (s.a.s.), sahur yemeğinde “bereket” (Buhârî, Savm, 20 [1923]; Müslim, Sıyâm, 45 [1095]) olduğunu ifade etmiş ve
HADİS: sahur yemeğinin, Müslümanların orucu ile Ehl-i kitabın orucu arasındaki en önemli farklardan biri olduğunu belirtmiştir (Müslim, Sıyâm, 46 [1096]).
HADİS: Onun sahurla ilgili söz ve uygulamalarından hareketle fakihler, sahura kalkmanın ve sahuru geciktirmenin sünnet olduğunu söylemişlerdir (Kâsânî, Bedâî’, 2/105).
Âlimler, sahurun oruca dayanma gücü verdiğini, maddî-manevî bereketlere vesile olacağını bildirmişlerdir. Çünkü kişi sahura kalkmakla seher vaktini uyanık geçirmiş ve bu vakitte hem dua hem de istiğfar etmek suretiyle cennet ehlinin özelliklerine sahip olmuştur (ez-Zâriyât, 51/18). Bu şekilde manevî lezzetlerle başlanan oruç daha canlı, daha şevkli tutulur. Bu tür maddî-manevî bereketleri olan sahur, ihmal edilmemelidir.
Din İşleri Yüksek Kurulu
HADİS: “Sahura kalkın, zira sahurda bereket vardır.” gibi sözleriyle sahur yemeğini teşvik eden Hz. Peygamber (asm)’in (Buhârî, “Savm”, 20; Nesâî, “Sıyâm”, 18-19, 24; Tirmizî, “Savm”, 17) uygulamalarıyla da sahura önem verdiği görülür.
Âlimler, sahurun oruca dayanma gücü verdiğini, maddî-manevî bereketlere vesile olacağını bildirmişlerdir. Çünkü kişi sahura kalkmakla seher vaktini uyanık geçirmiş ve bu vakitte hem dua hem de istiğfar etmek suretiyle cennet ehlinin özelliklerine sahip olmuştur (ez-Zâriyât, 51/18). Bu şekilde manevî lezzetlerle başlanan oruç daha canlı, daha şevkli tutulur. Bu tür maddî-manevî bereketleri olan sahur, ihmal edilmemelidir.
Din İşleri Yüksek Kurulu
HADİS: “Sahura kalkın, zira sahurda bereket vardır.” gibi sözleriyle sahur yemeğini teşvik eden Hz. Peygamber (asm)’in (Buhârî, “Savm”, 20; Nesâî, “Sıyâm”, 18-19, 24; Tirmizî, “Savm”, 17) uygulamalarıyla da sahura önem verdiği görülür.
HADİS: Bazı hadislerde sahurun tamamen terkedilmeyip bir yudum su ile bile olsa yerine getirilmesi tavsiye edilmiş, sahura kalkanların Allah’ın rahmetine ve meleklerin duasına mazhar olacağı belirtilmiş (Müsned, III, 12),
HADİS: sahur yemeği “mübarek gıda” olarak nitelenmiştir (Ebû Dâvûd, “Savm”, 17; Nesâî, “Sıyâm”, 25-26). Bütün bu delilleri dikkate alan fakihler sahura kalkmanın hükmünün sünnet olduğu sonucuna varmışlardır.
Bazı hadislerde ifade edildiği gibi (İbn Mâce, “Sıyâm”, 22) sahurun tutulacak oruca güç yetirebilmek için vücuda besin sağlama amacı taşıdığı açık olmakla birlikte sahura kalkan müminin asıl hedefi Hz. Peygamber (asm)’in sünnetini yerine getirerek bu vaktin feyiz ve bereketinden yararlanmaya ve neticede Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışmak olmalıdır.
HADİS: Sahurun, Müslümanların orucunu Ehl-i kitabın orucundan ayıran bir özellik olduğunu ifade eden hadis (Müslim, “Sıyâm”, 46; Ebû Dâvûd, “Śavm”, 16; Nesâî, “Sıyâm”, 27; Tirmizî, “Śavm”, 17) açıklanırken bu durumun müslümanlara önceki ümmetlere göre sağlanan bir kolaylık olduğu, dolayısıyla Ehl-i kitap’tan farklı davranarak sahura kalkmanın bu nimetin şükrü anlamına geleceği belirtilir.
Şah Veliyyullah’ın sahurda bereket olduğuna dair hadisten hareketle sahur yemeğiyle bir yandan vücuda oruca dayanmasına yardımcı olacak enerji sağlanır, diğer yandan insanların daha dindar olma çabasıyla dini zorlaştırmaya ve dinin getirdiği yükümlülüklerde değişiklik yapmaya yeltenmeleri önlenmiş olur. Nitekim Hz. Peygamber bizim orucumuzla Ehl-i kitabın orucu arasındaki temel farkın sahur yemeği olduğunu belirtmiştir. Bu ifadede Ehl-i kitabın dinlerinde tahrifat yaptığına işaret vardır. Onların bu tutumuna aykırı davranmak dinin aslî haliyle korunmasına katkı anlamı taşır (Ĥüccetullāhi’l-bâliġa, II, 52).
Bazı hadislerde ifade edildiği gibi (İbn Mâce, “Sıyâm”, 22) sahurun tutulacak oruca güç yetirebilmek için vücuda besin sağlama amacı taşıdığı açık olmakla birlikte sahura kalkan müminin asıl hedefi Hz. Peygamber (asm)’in sünnetini yerine getirerek bu vaktin feyiz ve bereketinden yararlanmaya ve neticede Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışmak olmalıdır.
HADİS: Sahurun, Müslümanların orucunu Ehl-i kitabın orucundan ayıran bir özellik olduğunu ifade eden hadis (Müslim, “Sıyâm”, 46; Ebû Dâvûd, “Śavm”, 16; Nesâî, “Sıyâm”, 27; Tirmizî, “Śavm”, 17) açıklanırken bu durumun müslümanlara önceki ümmetlere göre sağlanan bir kolaylık olduğu, dolayısıyla Ehl-i kitap’tan farklı davranarak sahura kalkmanın bu nimetin şükrü anlamına geleceği belirtilir.
Şah Veliyyullah’ın sahurda bereket olduğuna dair hadisten hareketle sahur yemeğiyle bir yandan vücuda oruca dayanmasına yardımcı olacak enerji sağlanır, diğer yandan insanların daha dindar olma çabasıyla dini zorlaştırmaya ve dinin getirdiği yükümlülüklerde değişiklik yapmaya yeltenmeleri önlenmiş olur. Nitekim Hz. Peygamber bizim orucumuzla Ehl-i kitabın orucu arasındaki temel farkın sahur yemeği olduğunu belirtmiştir. Bu ifadede Ehl-i kitabın dinlerinde tahrifat yaptığına işaret vardır. Onların bu tutumuna aykırı davranmak dinin aslî haliyle korunmasına katkı anlamı taşır (Ĥüccetullāhi’l-bâliġa, II, 52).
Sahur Vakti Ne Zaman Biter?
Sahur ne zaman başlar diyenler için her şehrin imsak vakti dikkate alınmalıdır. Ezan okunana kadar yeme içme eylemini bitirmiş olmanız önerilir. Ezana saniyeler kala, telaşla sahuru yapmanız sizi strese sokabilir. Bu nedenle bu sene ramazan ayı geldiğinde, sahur ne zaman biter sorusunun yanıtını yaşadığınız şehre göre imsakiyeden bakabilirsiniz. İmsak saatleri her şehirde farklı dakikalarda yaşanacaktır.
Demlenen çaylarla ve kahvaltılıklarla yapılan oruç hazırlığı, sahur bitiş zamanı olan sabah namazı ile son bulur. Sabah ezanı okunduğu anda namaz kılacak kişiler, niyet edip namaz kıldıktan sonra oruçlu sayılırlar.
Her yıl ramazan ayı içinde merak edilen “Sahurda kaça kadar yemek yenir?” sorusu ise takvimlerdeki imsak vaktine göre belirlenir. Ülkemizdeki şehirler arasında birkaç dakika farkı bulunmaktadır. Son yemek yeme ve su içme anı, ezanın başlaması ile bitmelidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder